
Küresel piyasalar yeni haftaya yeniden Orta Doğu merkezli gelişmelerin etkisi altında başladı. Yurt içi piyasalar Kurban Bayramı nedeniyle 26 Mayıs Salı günü yarım gün, haftanın geri kalanında ise kapalı olacak olsa da, uluslararası piyasalarda özellikle Forex tarafında işlemler kesintisiz şekilde devam ediyor olacak. Bu nedenle yatırımcıların gözleri bayram haftasında da jeopolitik riskler, enerji fiyatları ve kritik makro ekonomik verilere çevrilmiş durumda.
Haftanın ilk işlem gününde piyasalarda oluşan iyimser hava, ABD’li yetkililerden gelen ABD ile İran arasında diplomatik ilerleme sağlandığına yönelik açıklamalarla desteklendi. Tarafların anlaşmaya yakın olduğu yönündeki beklentiler, petrol fiyatlarında sert geri çekilmeye neden olurken, enerji piyasalarında volatilitenin artmasına yol açtı. İran tarafından yapılan açıklamalarda ise daha temkinli bir ton dikkat çekti.
Ancak aynı günün ilerleyen saatlerinde ABD’nin İran’a yönelik savunma amaçlı operasyon gerçekleştirdiğine dair haber akışı piyasaların yönünü yeniden değiştirdi. ABD ordusu tarafından yapılan açıklamalarda operasyonların füze sahaları ile Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri unsurları hedef aldığı belirtilirken, ABD Başkanı Donald Trump ise diplomatik görüşmelerde ilerleme sağlandığını ancak sonuç alınamaması halinde operasyonların tekrar başlayabileceğini ifade etti. Bunun ardından İran Cumhuriyet Muhafızları’nın Amerikan İHA’ları ve savaş uçaklarına yönelik savunma ateşi açıldığını duyurması, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltti. Bu gelişmeler petrol fiyatlarının kayıplarını hızlı şekilde toparlamasına neden olurken, piyasalarda risk iştahı da yeniden baskı altında kaldı.
Dolayısıyla haftanın ilk bölümünde piyasa algısının oldukça dalgalı olduğu görülüyor. Önceki haftaya kıyasla daha olumlu başlayan görünüm, Pazartesi akşamı gelen saldırı haberleri sonrasında yeniden temkinli bir yapıya dönüştü. Özellikle enerji fiyatlarındaki hareketlilik, enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin öngörüleri doğrudan etkilemeye devam ediyor.
Haftanın devamında piyasaların odağında iki temel başlık yer alacak. Bunlardan ilki Orta Doğu’da diplomatik süreçte ilerleme sağlanıp sağlanamayacağı olurken, ikinci ana başlık ise savaş ortamının ekonomik etkilerini ortaya koyacak makro ekonomik veriler olacak. Özellikle ABD’de açıklanacak PCE enflasyonu ile 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verisinin ikinci okuması küresel piyasalar açısından kritik önem taşıyor.
ABD tarafında açıklanacak PCE enflasyonu verisi, Fed’in faiz politikası açısından haftanın en önemli gelişmeleri arasında bulunuyor. Mart ayında enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle enflasyonda sert hızlanma görülmüş, özellikle akaryakıt maliyetleri manşet veriyi yukarı taşımıştı. Hizmet enflasyonundaki yükseliş ve çekirdek göstergelerdeki dirençli görünüm, yüksek faiz politikasının daha uzun süre korunabileceği beklentilerini desteklemişti. Nisan ayı verisiyle birlikte piyasalar özellikle enerji maliyetlerinin ikincil etkilerini analiz etmeye çalışacak. Çekirdek PCE göstergesinin seyri, Haziran ayında gerçekleşecek Fed toplantısında yayımlanacak projeksiyonlar açısından belirleyici olabilir.
ABD ekonomisine ilişkin bir diğer kritik veri ise birinci çeyrek büyümesinin ikinci okuması olacak. İlk açıklanan verilere göre ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde büyümesini sürdürmüş olsa da, tüketim harcamalarındaki yavaşlama ve dış ticaret kaynaklı baskılar dikkat çekmişti. Özellikle yapay zeka yatırımlarının desteklediği şirket harcamaları ekonomik aktiviteyi güçlü tutarken, ithalattaki sert yükseliş büyümeyi sınırlayan faktörlerden biri olmuştu. Verinin revize edilip edilmeyeceği ve ekonomik momentumun gücü piyasalar tarafından yakından takip edilecek.
Tüketici güveni tarafında ise Conference Board verileri ekonomik görünüm açısından önemli sinyaller vermeye devam ediyor. Tüketicilerin özellikle enerji fiyatları ve savaş kaynaklı maliyet baskılarına yönelik endişelerinin sürdüğü görülürken, yüksek faiz beklentilerinin de kalıcılığını koruduğu dikkat çekiyor. Bu durum Fed’in enflasyonla mücadelede ne ölçüde güven oluşturabildiğinin anlaşılması açısından önem taşıyor.
Euro Bölgesi tarafında gözler Mayıs ayı enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Almanya’da enerji maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle yıllık enflasyon son dönemin en yüksek seviyelerine yaklaşırken, hizmet enflasyonunda ise görece yavaşlama dikkat çekmişti. Özellikle enerji piyasalarındaki gelişmeler Avrupa ekonomisi açısından en önemli risk unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.
Asya tarafında ise Japonya’da Tokyo enflasyonu yakından izleniyor. Çekirdek enflasyondaki yavaşlama Japonya Merkez Bankası’nın hedefinin altında kalmaya devam ederken, zayıf yen ve artan ithalat maliyetlerinin ilerleyen dönemde fiyat baskılarını yeniden artırabileceği değerlendiriliyor. Buna rağmen mevcut görünüm, Japonya Merkez Bankası’nın temkinli para politikası yaklaşımını sürdürmesine neden olabilir.
Yeni Zelanda’da merkez bankasının faizleri sabit bırakması beklenirken, piyasalar olası sürpriz senaryolara karşı da dikkatli davranıyor. Enflasyonun halen hedef bandının üzerinde seyretmesi nedeniyle faiz artırımı ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Bu nedenle açıklanacak kararın Yeni Zelanda Doları üzerinde sert fiyatlamalara neden olabileceği değerlendiriliyor.
Avustralya’da ise yükselen enerji maliyetlerinin etkisiyle enflasyonda görülen sert artış dikkat çekmeye devam ediyor. Özellikle ulaşım maliyetleri ve hizmet sektöründeki fiyat baskıları, Avustralya Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde açıklanacak veriler, bankanın sıkı para politikası duruşunu ne kadar süre koruyacağı konusunda daha net sinyaller verebilir.
Genel görünüm itibariyle küresel piyasalar açısından jeopolitik gelişmeler ile enflasyon dinamiklerinin birlikte fiyatlandığı oldukça hassas bir süreç yaşanıyor. Orta Doğu’daki gelişmeler enerji piyasaları üzerinden küresel enflasyon beklentilerini etkilerken, merkez bankalarının faiz politikaları da piyasalardaki yön arayışında belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle bayram haftasında yurt içi piyasalar kapalı olsa da, uluslararası piyasalardaki yüksek volatilitenin sürmesi bekleniyor.